id=”nk37h5″
1 Erik Ağacı Ortalama Kaç Kilo Meyve Verir? (Bir Yaz Hikâyesi)
Yazın ilk günleriydi. Kayseri’nin sıcağında, erik ağacımın gölgesinde, hayatımın belki de en büyük hayal kırıklığını yaşadım. Kulağa çok basit bir soru gibi gelebilir, değil mi? “1 erik ağacı ortalama kaç kilo meyve verir?” Ama işte o an, bir erik ağacının tam da ne kadar meyve verdiğini anlamanın, insanın içini ne kadar karartabileceğini bilmiyordum. Tıpkı hayatın kendisi gibi… Bir şeylerin beklediğiniz gibi gitmediği anlar vardır ya, işte o anlar, birer ders gibi gelir. O yaz, belki de hayatımın en büyük dersini aldım: Bazen, ne kadar emek verirseniz verin, beklediğiniz sonuçları almak, bir erik ağacının meyve vermesi kadar belirsiz olabilir.
Bir Ağaç ve Bir Genç
Benim için her şey o yaz, erik ağacımın meyve vermeye başladığı gün değişti. Erik ağacım, yıllardır bahçemdeydi. Genç bir insan olarak, ilk kez bir ağaca böyle bir bağlılık hissetmiştim. Her sabah, uyandığımda pencerenin kenarına gelip bakmak, ona selam vermek, bana bir huzur veriyordu. Evet, belki biraz fazla duygusalım ama Kayseri’nin sıcak yazlarında, tek yapabildiğim şey bu ağaçla zaman geçirmekti. O ağacın gölgesinde, hayatımın anlamını bulmaya çalışıyordum. Her sabah, “Bugün meyve verir mi?” diye içimden geçiriyordum. O kadar umutluydum ki. Hani, bir şeyi çok istiyorsunuz ama bir türlü olmuyor ya, işte o garip bekleyiş vardı içimde.
Hayal Kırıklığı
Günlerden bir gün, ağacımın altına oturdum ve tek tek gözlerimle erikleri kontrol etmeye başladım. Beklediğim an gelmişti. “Bu yaz, nihayet erik alacağım!” dedim kendi kendime. Ancak bir şey fark ettim: Birçok dalda küçük, yeşil erikler vardı ama hiçbiri tam olarak olgunlaşmamıştı. Biraz daha sabır… Biraz daha zaman! Ama zaman geçtikçe, umutlarım sönmeye başladı. “Neden bu kadar erken büyümediniz?” diye düşündüm. Oysa her gün su verdim, dallarını temizledim, korudum. Beni hayal kırıklığına uğratmışlardı. Sonra, daha da üzülerek, “Peki, 1 erik ağacı ortalama kaç kilo meyve verir?” diye sordum. Bir arkadaşımın cevabı aklıma geldi: “Ortalama 30-50 kilo kadar verebilir.” Ancak benim ağacım sadece birkaç erik vermekle yetinmişti. Şimdi, onu gördükçe, içimde bir boşluk vardı. “Yazın sonunda ne kadar güzel meyve verir diye beklemiştim…” diye düşündüm. Ama o meyveler bir türlü gelmedi. Ve işte o an, hayal kırıklığımın doruk noktasıydı.
Bir Ağacın Öğrettikleri
Bir hafta sonra, ağacımın altında otururken düşündüm. Belki de ağacın verdiği meyveler, bazen beklediğimiz gibi olmayabilir. Hayat da böyle bir şey değil mi? Bazen çok uğraşır, çok emek veririz ama sonuçlar istediğimiz gibi olmaz. Ancak, yine de o ağacı seviyorum. Onun köklerine her gün su verip ona göz kulak olmam gerektiğini, bazen sadece sabırla beklemenin gerekli olduğunu öğrendim. Erikler belki de daha sonra büyüyecekti, belki de bir dahaki sene… Ama o ağacın bana öğrettikleri, sadece meyveyle ilgili değildi. Hayat, bazen beklediğinizden farklı şekillerde çıkar karşınıza. Ve bazen, hayal kırıklıklarıyla yüzleşmek, aslında en değerli anıdır. Ne de olsa, büyümek ve olgunlaşmak da bir süreçtir. Her şey hemen olmasa da, bir gün meyve verir.
Hikâyenin Sonu: Hala Sabırlıyım
Bugün, o eski ağacımın altında bir kez daha otururken, içimden şunu söyledim: “Bir erik ağacı ortalama kaç kilo meyve verir?” Sorusu, bu yaz yaşadıklarımın sadece küçük bir parçasıydı. Çünkü hayat, bazen sadece soruları sormaktan değil, onların yanıtlarını beklemekten ibaret. Belki de erikler büyüdü, belki de onlar beni bir yıl daha bekletecek. Ama ben, artık bu ağacı seviyorum. Bir ağacın sadece meyve vermesi değil, ona nasıl baktığınız, nasıl büyüdüğünüz önemli. Belki erikler gelmeyecek, ama ben yine de bu yazdan çok şey öğrendim. Ve o ağacın altında geçirdiğim her dakika, bana sabrı, umudu ve hayal kırıklığının bile bazen hayatın parçası olduğunu hatırlatıyor.
Erik ağacım her zaman hayatımın bir parçası olacak. Belki de 1 erik ağacı ortalama 30 kilo meyve vermez, belki sadece birkaç tane verir. Ama bu, benim için hala çok şey ifade ediyor. Sabırla beklemek, bazen en değerli ödüldür. Ve bazen, erikler, beklediğimizden daha geç gelir…