Hısımlık Hangi Hukuk? Geçmişten Günümüze Hukuki ve Toplumsal Dönüşümler Bir tarihçi olarak, geçmişin izlerini sürerken, bazen günümüzle olan benzerlikleri ve farklılıkları görmek, bana ilginç bir bakış açısı kazandırıyor. Geçmişin sorunları, günümüzle paralellikler taşıyabilir, hatta aynı temalar farklı koşullarda tekrar edebilir. Hısımlık, zamanla değişen toplumsal ilişkiler ve hukuk anlayışları ile şekillenen bir kavramdır. Peki, hısımlık hangi hukuka tabidir? Geçmişte nasıl tanımlanmış ve bugüne nasıl evrilmiştir? Bu yazıda, hısımlık kavramının tarihsel süreç içindeki hukuki boyutlarını inceleyerek, günümüzle kurabileceğimiz bağlantılara odaklanacağız. Hısımlık ve Hukuk: Tarihsel Bir Kavramın Evrimi Hısımlık, temel olarak bir ailevi bağlanma biçimidir, ancak hukuki açıdan çok daha derin bir anlam…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hımbıl Oyunu: Geçmişten Günümüze Bir Gelenek Bir Tarihçinin Bakış Açısıyla Hımbıl Hımbıl oyununa dair ilk izlenimlerin genellikle “sadece çocukların oynadığı eski bir oyun” olduğu düşünülebilir. Ancak bu oyun, aslında tarihsel süreçlerin, toplumsal yapının ve kültürel dönüşümlerin derin izlerini taşıyan bir gelenektir. Dönemlere, hatta nesillere yayılan bir kültürel miras olarak, hımbılın kökenleri, toplumsal ilişkilerin, aile içi dinamiklerin ve eğlence anlayışlarının nasıl evrildiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Hımbıl’ın geçmişi, aynı zamanda çocukların toplumsal gelişim sürecine dair bir hikayedir. Bugün çocuklar için sadece eğlenceli bir zaman dilimi gibi görünen bu oyun, aslında bir zamanlar köy yaşamının, kırsal hayatın ve yerel geleneklerin bir parçasıydı. Bu…
Yorum BırakHesap Makinesi Yüzde Hesaplama Nasıl Yapılır? Kültürlerin Matematikle Dansı Bir antropolog olarak dünyayı anlamanın yollarını sayılarla, ritüellerle ve sembollerle ilişkilendirmek kaçınılmazdır. Yüzde hesaplaması gibi gündelik bir işlem bile aslında insanın evreni düzenleme, anlamlandırma ve paylaşma çabasının bir ürünüdür. “Hesap makinesi yüzde hesaplama nasıl yapılır?” sorusu, yüzeyde basit bir işlem gibi görünse de, derinlerde insan kültürlerinin rasyonalite ve sembolizmle kurduğu karmaşık ilişkilere işaret eder. Yüzde Kavramının Antropolojik Kökenleri Yüzde, yani “bir bütünün yüz parçasından biri”, yalnızca bir matematiksel ifade değildir; toplulukların paylaşım, adalet ve dengesi üzerine kurulu düşüncelerinin bir sembolüdür. Eski Mezopotamya’da tahıl ölçümleri, Antik Mısır’da vergi hesaplamaları veya Ortaçağ Avrupa’sında…
Yorum BırakHer Şey Ne Demek TDK? Ekonominin Dilinde “Her Şey” Kavramına Bir Bakış Bir ekonomist için “her şey” ifadesi, sonsuz ihtiyaçların ve sınırlı kaynakların buluştuğu o karmaşık denklemi hatırlatır. Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “her şey”, “tüm varlıklar, bütün nesneler veya olayların tamamı” anlamına gelir. Ancak ekonominin diliyle düşündüğümüzde bu tanım çok daha derinleşir. Çünkü ekonomi, “her şeyin” aynı anda elde edilemeyeceği gerçeği üzerine kuruludur. Yani, “her şey” aslında hiçbir zaman tam olarak var olamayandır. Kıtlık, Seçim ve “Her Şey”in Ekonomik Anlamı Ekonomik düşüncenin temelinde kıtlık ilkesi yatar. İnsan arzuları sınırsız, kaynaklar ise sınırlıdır. Dolayısıyla her birey, her işletme ve her…
Yorum BırakVajinada Adet Kanı Nereden Gelir? (Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Yolculuk) Bazı konular vardır ki hakkında konuşmaktan çekiniriz ama hepimizin hayatında bir şekilde yer alır. Adet kanı da onlardan biridir. Kimimiz bunu biyolojinin en doğal mucizelerinden biri olarak görür, kimimiz ise hâlâ utanç perdesi arkasında fısıltıyla konuşuruz. Oysa bu konu, hem bireysel hem de toplumsal anlamda derin bir anlam taşır. Gelin bugün “Vajinada adet kanı nereden gelir?” sorusuna sadece biyolojik değil, kültürel ve toplumsal açılardan da bakalım. Çünkü bu mesele, bir beden gerçeği olduğu kadar bir kimlik ve kültür meselesidir. Temel Biyolojik Gerçek: Kan Nereden ve Nasıl Gelir? Öncelikle en…
Yorum BırakToplumun Derin Katmanları: Gaz Hidrat Rezervleri ve Sosyolojik Bir Bakış Toplumu anlamak, tıpkı yer kabuğunun altındaki gizli kaynakları keşfetmek gibidir. Bir sosyolog olarak, insan davranışlarının görünmeyen derinliklerini incelerken çoğu zaman doğanın kendi yapısal sırlarıyla benzerlik kurarım. Gaz hidrat rezervleri bu anlamda yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda toplumun dinamiklerini yansıtan güçlü bir metafordur. Çünkü hem doğa hem insan, görünür olanın ötesinde bir potansiyel taşır — bastırılmış, saklı ama son derece etkili. Gaz Hidrat Nedir ve Rezervler Ne Kadar? Gaz hidratlar, düşük sıcaklık ve yüksek basınç koşullarında, su moleküllerinin gaz moleküllerini (özellikle metanı) hapsediği kristalimsi yapılardır. Bu “buz benzeri” bileşikler,…
Yorum BırakGalatasaray Lisesi Burs Veriyor mu? Edebiyatın Penceresinden Bir Sorgulama Bir edebiyatçı için her soru, yalnızca bilgi arayışı değil; anlamın katmanlarını keşfetme çabasıdır. Kelimeler bazen bir hikâyenin kapısını aralar, bazen de bir hayalin gerçekliğe dokunmasını sağlar. “Galatasaray Lisesi burs veriyor mu?” sorusu da yüzeyde maddi bir merakı ifade eder gibi görünür; ancak derinlerde, adalet, fırsat eşitliği, emeğin değeri ve idealizmin gücü gibi edebi temalarla örülmüş bir hikâyeyi çağırır. Bu yazıda, bu soruya bir bilgilendirme metniyle değil, bir anlatının içinden; bir edebî bakışın rehberliğinde yaklaşacağız. Edebiyatın Sosyal Adaletle Buluştuğu Nokta Edebiyatta “burs” kavramı, çoğu zaman umutun, eşitliğin ve yeniden doğuşun sembolü olarak…
Yorum BırakBazı hikâyeler vardır, sadece bilgi vermez; bir dönemin ruhunu, insanların umutlarını ve korkularını taşır. İşte bu da onlardan biri. “Kopek” kelimesi kulağa küçük, önemsiz gibi gelebilir ama aslında bir zamanlar milyonların cebinde gezinen, hayat planlarını şekillendiren bir değerdi. Bu yazıda sana yalnızca bir para biriminin ne olduğunu anlatmayacağım; aynı zamanda onunla büyüyen, onunla kaybeden, onunla yeniden başlayan insanların hikâyesini de anlatacağım. Kopek Para Birimi Nedir? – Zamanın Tozlu Cebinden Çıkan Değer Bir zamanlar Sovyet coğrafyasında, Ruble’nin gölgesinde küçük bir kahraman yaşardı: Kopek. Aslında “kopeyka” adıyla bilinen bu birim, Rus Rublesi’nin alt birimiydi. Tıpkı kuruşun Türk Lirası’na, cent’in dolara bağlı olması…
Yorum BırakRitmin Kalbinde: Dans Adrenalin Nedir? Felsefi Bir Yolculuk Bir Filozofun Gözünden: Bedenin Düşünen Hâli İnsanın hareket ettiği her an, düşünceye dönüşen bir anlam taşır. Dans, sadece bir estetik eylem değil; bedenin düşünen, hisseden ve varlığını ifade eden biçimidir. “Dans adrenalin nedir?” sorusu, yüzeyde fizyolojik bir süreci çağrıştırsa da derinlerde ontolojik bir sorguyu uyandırır: İnsan neden hareket eder, neden ritme teslim olur, neden bedenini anlamın aracına dönüştürür? Dans, adrenalinle birleştiğinde yalnızca bir enerji patlaması değil, insanın varlık bilincine ulaşma çabasıdır. Filozof için adrenalin, yaşamın kaynağındaki güçtür — Spinoza’nın “conatus” dediği yaşama itkisiyle aynı titreşimi taşır. Etik Perspektiften Dans Adrenalin: Özgürlük ve…
Yorum BırakKelimelerin Merhameti: “Allah Ne Zaman Affeder?” Sorusuna Edebi Bir Yolculuk Kelimeler, insanın iç dünyasının aynasıdır. Her cümle, bir kalbin çırpınışını, bir ruhun arayışını taşır. Bir edebiyatçı için affetmek, yalnızca ilahi bir eylem değil; insanın varoluşu boyunca süren en derin anlatılardan biridir. “Allah ne zaman affeder?” sorusu, sadece teolojik bir merak değildir; aynı zamanda edebiyatın kalbinde yankılanan, karakterlerin, şairlerin ve anlatıların ortak derinliğidir. Çünkü her hikâye, bir şekilde affedilme arzusu taşır. Affetmenin Dili: Edebiyatta İlahi Merhametin İzleri Edebiyat tarihi, affetme temasının en güçlü yankılandığı alanlardan biridir. Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza”sında Raskolnikov’un yaşadığı iç hesaplaşma, sadece bir cinayetin değil, insanın kendi vicdanıyla…
Yorum Bırak