İçeriğe geç

Borçluya mesaj atmak suç mu ?

Borçluya Mesaj Atmak Suç Mu? Bir Geceyi Hatırlamak

Kayseri’nin soğuk akşamlarından birinde, elimde eski telefonum, başımda yıllardır taşıdığım bir korku vardı: Borçluya mesaj atmak suç mu? Bu soruyu, her gece kafamda döndürdüğümde, kendimi hep aynı noktada buluyordum: Ne yapmalıyım? Kendisini iyi tanıdığım biri olmasına rağmen, parayı geri almanın bir yolu olup olmadığını bilemiyordum. Ama o gece, kaybolmuş bir umudu yeniden bulmaya karar verdim.

Mesaj Atmak: Bir Karar Anı

Bir hafta önce, birkaç tane borç verdiğim arkadaşımın o kadar kötü bir dönemden geçtiğini öğrenmiştim ki, parayı istemek içimde bir yara açmıştı. O kadar üzgündüm ki, ona yardım edebilmek için bile ne yapacağımı bilmiyordum. Ama o gece, başka bir arkadaşımın borcunu hatırladım ve “Borçluya mesaj atmak suç mu?” sorusu, beynimde bir anda patladı.

Telefonumda adını gördüm. O kadar uzun zaman olmuştu ki, ne zaman görüşüp sohbet ettiğimizi hatırlamıyordum. Beni neden aramadığını düşündüm. Ama mesaj atmak, her zaman o kadar zor bir şeydi ki… “Bir şekilde dönüp parayı almazsam, işler çok karışacak,” diye geçirdim içimden.

İçimdeki ses, “Hayat her şeyin parası olmamalı,” diye bağırıyordu ama bir başka ses de, “Senin bu hakkın var, bunu istemek suç değil,” diyordu. O kadar iç içe geçmiş duygularla telefonumun ekranını inceledim ki, parmağımda zaman zaman titreme bile hissettim. Ama bir şekilde yazmam gerektiğini biliyordum.

O Mesaj Gönderildi

İlk başta parmağım ekrana gitti, fakat sonra durdum. Sadece borç değil, o mesajda başka duygular vardı. Kırgınlık, hayal kırıklığı, belki biraz da kızgınlık. “Ya çok zor durumdaysa, ya parayı veremeyecekse?” diye düşündüm. Yine aynı çelişkili duygular içinde kaybolmuşken, sonunda o mesaja yazdım.

“Merhaba, nasılsın? Biliyorsun, geçen yıl sana borç verdiğim parayı hala geri alamadım. Şu an ödeyebilecek misin?” diye yazdım. Telefonumu kapatıp, bir nefes aldım. Kalbim hızla atıyordu. Bu kadar basit bir şeyin beni nasıl bu kadar zorlayabileceğini düşündüm. Ama geriye dönüş yoktu. Göndermiştim.

O an bir yığın farklı duygu akın etti. Bir yanda rahatladım, çünkü ne olursa olsun bir şeyler yapmıştım. Ama diğer yandan, bu kadar doğrudan ve soğuk bir şekilde yazmak bana acı vermişti. Bir arkadaşımın yüzüne bunları söylemek, onu savunmasız bir şekilde görmek istemezdim. Ama bu, başka bir arkadaşlık formuydu. Bir tür masumiyetini kaybetmişti.

İstemek ve Vermek Arasındaki Çelişki

Mesajı gönderdikten sonra sabaha kadar uyuyamadım. Borçluya mesaj atmanın suç olup olmadığıyla ilgili içimdeki endişe, her geçen dakikada büyüdü. Kaygılarım birden fazla yönüyle beni sarhoş etmişti. “Ya gerçekten çok zor bir durumda ve parayı veremiyorsa?” diye düşündüm. O zaman ne yapardım? Onu bir daha görmeye cesaretim olur muydu?

İçimde, “Bu kadar zaman geçmiş, şimdi nasıl olacak?” diye sorular dönüp durdu. Onu suçlamak, bir hata yapmak gibi geliyordu. Ama bir yandan da onun yerine koyduğumda, belki o da benim gibi kaybolmuş ve çıkış yolu bulamıyordu. Ona sormak, ona bir sorumluluk yüklemek ne kadar doğruydu? Biraz daha sabırlı olmalı mıydım? Bir arkadaşım, borç meselesinin dostluğu yıkabileceğini hep söylerdi. Acaba gerçekten öyle miydi?

O Geceden Sonra

Ertesi sabah, sabahın ilk ışıklarıyla telefonuma bakarken, bir mesaj gördüm. “Selam, gerçekten üzgünüm, biraz sıkıştım ama en kısa zamanda sana ödeyeceğim,” yazıyordu. Bir süre ekrana baktım. O an, içimdeki rahatlama, kaygıyı ve biraz da şaşkınlığı karıştırmıştı. Mesajı aldığımda tam olarak ne hissettiğimi anlatmam zor. Hem bir nefes aldım, hem de tüm duygularım birbirine karıştı. Hayal kırıklığım bir anda yumuşamıştı. İçimde bir umut doğmuştu.

Borçluya mesaj atmak suç muydu? Hayır, değildi. Bunu anladım. Aslında, borçlu olduğumuzda, bir şekilde birbirimize karşı sorumluluklarımız olduğunu unutmamalıyız. Bu, yalnızca maddi değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluk. O gece düşündüğümde, aslında dostlukları daha da kuvvetlendirecek bir adım atmıştım. İhtiyaçlarımızı birbirimize hatırlatmak, bir şekilde saygıyı ve güveni yeniden tesis etmekti.

Sonuç: Borç ve Dostluk

Şu an bu yazıyı yazarken, çok şey değişti. O zamandan beri çok daha fazla şey öğrendim. Hayatın, yalnızca maddi olmayan değerlerle anlam bulduğunu anladım. Borç meselesi sadece parayla ilgili değildi. Arkadaşlıklar ve insanlar, bazen hatırlatmalar ve açıkça konuşmalar gerektirir. Benim için önemli olan, o gece borçluya mesaj atarken, insan olarak ne hissettiğimi anlamam ve yine de dostluğumuzu koruyarak ilerlememdi.

Ve belki de, o gece bir şeye daha karar verdim: Gerçekten ihtiyacım olduğunda, sessiz kalmak yerine konuşmak, bir adım atmak, her zaman en doğru yol olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci güncel giriş